31/8/2009 - BİRASDA GÜLELİMMMM....
Nasreddin Hoca bi gün...
Çıkmış kürsüye, “Ey ahali, bugün size ne diyeceğimi biliyor musunuz?” diye sormuş; ahali, “Bilmiyoruz” deyince, “E siz bilmeyince, ben size ne diyeyim ki?” diyerek, çekip gitmiş... Ertesi gün aynı kürsüye çıkmış, “Ey ahali, bugün size ne diyeceğimi biliyor musunuz?” diye sormuş; ahali, “Biliyoruz” deyince, “E madem biliyorsunuz, benim söylememe ne lüzum var” diyerek, yürümüş gitmiş... Daha ertesi gün, gene aynı kürsüye çıkmış, gene aynı soruyu sormuş, bu sefer ahalinin yarısı “Biliyoruz” yarısı “Bilmiyoruz” deyince de, “Ne âlâ” demiş... “Bilenler bilmeyenlere anlatsın o zaman!”
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/2/2009 - birasda gülelim......
Arabanın lastiği tam tımarhanenin önünde patlar. Adam arabayı kenara zor yanaştırır. Sonraki işlem malum... Kriko, stepne, bijon anahtarı ve tekeri söker. Ama söktüğü 4 adet bijon, yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer. Mazgal açılır gibi değil, Bijonlar görünmüyor bile. Adam bir sağına bakar, bir soluna bakar, çaresiz kaldırıma çöker. Olayı en başından beri tımarhanenin demir parmaklıklı penceresinden izleyen bir deli, seslenir; - Ula salaaak! Sen ne yapıyorsun orda öyle? - Sorma birader,lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm. - Düşündüğün şeye bak! Diğer lastiklerden birer tane bijon çıkar. Hepsi 3 bijonlu olsun. Seni, lastikçiye kadar idare eder. Adam hemen denileni yapar. Ve akıl hastanesindeki deliye seslenir: - Senin ne işin var tımarhanede?
Cevap müthiştir.... - Biz burada delilik'ten yatıyoruz kardeşim, salaklık'tan değil...! |
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/2/2009 - kılıbık:))
Kılıbık Aslanla boğa oturmuş içki içiyorlarmış . Sohbetin en güzel anında aslan saatine bakmış :
" Ooo , saat 11 olmuş , ben gideyim hanım evde beni bekliyordur " demiş .
Bunun üzerine boğa :
" Yuh kılıbığa bak ! Bir de ormanlar kralıyım diye geçiniyorsun " demiş .
Aslan acı acı gülümseyerek :
" Beni evde dişi bir aslan bekliyor , seninki gibi bir inek değil " demiş ...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
19/9/2008 - birasta gülelim......
Adam, avlanmanın son derece yasak olduğu, yakalanınca çok yüklü para cezalarının kesin uygulandığı milli parkta, göl kenarında, kucağında kocaman bir balık ile parkın polis müdürüne yakalanmış.. 'Avlanma izniniz var mı?..' diye sormuş, polis müdürü.. 'Yok..' demiş adam, 'Gerek de yok çünkü bu balığı ben evimde besliyorum. Her gün buraya gelip gölde bir müddet yüzdürüyorum, ıslık çalıyorum dönüp geliyor, alıp eve götürüyorum..' 'Tamamen palavra..!' demiş polis müdürü, 'Balıklar bu dediğinizi yapamaz..' 'İnanın bu gerçek efendim.. İsterseniz göstereyim..' 'Tamam.. Görelim bakalım..' Adam balığı gölün derin sularına bırakmış, aradan birkaç dakika geçmiş, polis müdürü adama dönüp 'Evet?' demiş 'Evet ne?' 'Ne zaman geri çağıracaksın?' 'Neyi?' 'Balığı..' 'Hangi balığı?..'
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
17/9/2008 - Gülermisin, Ağlarmısın...
Bir inek, bir beygir, bir eşek, dağılıp insanların ne yaptıklarını öğrenmeye ve beş yıl sonra buluşmaya karar verdiler. Her biri başka yöne yola çıktılar.Beş yıl sonra buluşma yerine önce inek ile beygir geldi. Ikisi de perişan bir halde, zayıflamış, dişleri dökülmüş, kamburları çıkmış, adeta çökmüşlerdi.
Beygir sordu: 'Nedir bu halin inek?..' Inek iç çekerek anlattı: 'Bu insanlar merhametsiz. Beni durmadan birbirlerine sattılar. Alan sütümü sağdı. Bir inek daha varmış, onu yanıma koyup çifte koştular,aç bıraktılar. Canımı zor kurtardım be kardeş...'
Sonra beygir anlattı: 'Benim de ağzıma bir demir parçası geçirdiler, ağzımı açamadım. Üzerime bindiler. O indi öbürü bindi, o indi öbürü bindi...Binmedikleri zamanlar zincire vurdular... Belim çöküp de onları taşıyamaz bir hale geldiğimde arkama kocaman bir araba bağladılar, bu sefer birçoğunu birden taşımaya başladım. Ben onları taşıdıkça kırbaçladılar. Canımı zor kurtardım yav inek kardeş...'
Ve uzaktan eşek gözüktü. Eşek; ıslık çala çala, taşlara tekme ata ata geldi. Mutluydu... Şişmanlamıştı, tüyleri parlıyordu, gözlerinin içi gülüyordu, üzerinde lacivert takımlar vardı.İnek ile beygir, 'Nedir bu halin, neler oldu?' diye merakla sordular, eşek anlattı: 'Bir memlekete vardım, birisi bağırdıkça insanlar onu alkışlıyordu. Ben de yüksekçe bir yere çıkıp bağırdım. Benim bağırmamı bilirsiniz, duyan benim yanıma koştu, duyan koştu. Onlar geldikçe ben daha çok bağırdım...'
'Sonra?..'
'Sonra beni başkan seçtiler...' 'Yani sen başkan mı oldun ?..'
'Evet... Bir şey yapmama gerek kalmıyordu, ben bağırdıkça onlar 'Memleket seninle gurur duyuyor' diye alkışladılar. Yiyecek birçok şey vardı. Ben ise yedim ve bağırdım, yedim ve bağırdım...'
'Pekiii ... Senin eşek olduğunu anlamadılar mı?...'
Eşek yanıtladı: 'Yarısı anladı ama, DİĞER YARISINA ANLATAMADI !...
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Ben DarthVader.YenidenDoğan..
Işıkta ölüp karanlıkta yeniden doğdum.Hem efendiyim, hemde köle..hem sıradanım hemde sıradışı.
Yolda yürüken yanınızdan geçene iyi bakın, belki benimdir, yada çok yakın bir arkadaşınız..belki sevgiliniz yada oğlunuzumdur kimbilir..sadece unutmayın gölgeler benim daimi mekanımdır.
Aydınlıkta karanlıkta birdir benim için, gecenin karanlığında olduğu kadar gündüzün en parlak ışıkları altındada rahatça ilerleyebilirim. O ayırımı yapanlarada sadece gülerim..ne kadar aptal o
Kategoriler
Arkadaşlarım
uygarradikal Blogcu Yardım mesale haspinar carmencafe Aslı Aykaya isis osiris violet271 evoironi araf21 gülnaz hasköy benyagmurum koyugri cupcakes caelo serpilsahin butterfly86 sworntothedark 40ayak yakamoz1649 rojbinrojanu blackangels3 violet0808 araftabirkapi masalvehikaye bidunyahobi sokakizi narcissous drsaglik batkan oral62 oycaptainmycaptain
|