karanlığın 1001 yüzü

1/11/2009 - TÜRK OLMAK.....


Türk olmak,
çile çekmektir. Türk olmak, kendi ülkende bile hor görülmek demektir.

Türk olmak soykırımla, kan dökmekle, vahşetle suçlanmaktır.

Türk olmak, 1 milyon Ermeni’yi, 30 bin Kürt’ü öldürmektir.

Türk olmak, yabancılara satılan yerlerde ırgat olarak çalışmaktır.

Türk olmak, yurduna ve ulusuna sahip çıktığın vakit “faşist” damgası yemektir.

Türk olmak, davul-zurna ile askere uğurlanıp, vurulursan “Vatan sağ olsun”  denilerek şehitliğe gömülmektir.

Türk olmak, teröristi öldürdüğün zaman hapse girip yargılanmak demektir.

Türk olmak, ulusuna söven bölücülere, hainlere ve işbirlikçilerine ses çıkarmamaktır.

Türk olmak, haksızlığa ve açılımlar nedeniyle aşağılanmaya razı olmaktır.

Velhasıl, günümüzde Türk olmak çok zordur!  

                                                                                 ALINTI

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/10/2009 - :)))))))))

AĞUSTOS BÖCEĞİ HİKAYESİ

Şu hikayeye bir de SUNAY AKIN gibi bakalım...

Bir ağustos böceği doğmadan önce toprağın altındaki bir lavrada ortalama
olarak 12 yıl bekler.
Evet, tam 12 yıl. 12 yıllık hapislikten sonra dünyaya gelen garibanın ömrü
adında yazılıdır: Ağustos.
Yani topu topu bir ay... Şarkı söyleyen yalnızca erkek ağustos
böceğidir.
Çünkü dişi, en güzel şarkıyı söyleyeni kendine eş seçecek ve
çiftleşecektir.
Düşünsenize, 12 yıl toprağın altında bekle, dışarı çık. Ömrün bir ay...
Buldun, buldun... Bulamadın, bir daha yok.

Siz olsanız çalışır mıydınız?

                                                                                                 ALINTI
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/9/2009 - Bir Derviş:

Garip dervişin biri büyük bir köşkün önünden geçerken evin 'av meraklısı ve zalim' olan beyi, yardımcıları ile ava gitmek için evden çıkıyorlardır. Dervişle selamlaşırlar. Aksilik bu ya o gün hiç birşey vuramadan dönerler. Bey çok sinirlidir:

-"Sabah ava giderken karşılaştığımız o dervişi bulun çabuk! Onun yüzünden işlerim ters gitti. Uğursuzu getirin bana!"

Yardımcıları hemen dervişi bulup beyin huzuruna çıkarırlar. Bey kükrer:


-"Bre uğursuz adam! Senin yüzünden elimiz boş geldik! Hiçbir şey vuramadık! Tiz vurun kellesini!"

Derviş, beye şöyle der:

-"Beyim sabah selamlaştık. Siz hiçbir şey vuramadınız. Ben ise kellemi kaybediyorum.
Siz söyleyin, hangimiz daha uğursuzuz?"

                                                                                                                   (alıntıdır)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/8/2009 - ZAMAN...


 















Zaman büyük bir öğretmendir, yalnız ne yazık ki daima öğrencilerini öldürür. -
Curt Goertz

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/7/2009 - anlayana.....

Vietnamda savaştıktan sonra evine dönmekte olan bir asker hakkında bir
hikaye anlatılır...
Asker  San Fransisco dan ailesini aradı ve:

''Anne baba,eve dönüyorum ama sizden bir şey rica ediyorum.

Yanımda bir arkadaşımı da getirmek istiyorum.''Memnuniyetle... onunla tanışmak isteriz,'' diye cevapladılar. Oğulları:''Bilmeniz gereken bir şey var''diye devam etti. ''Arkadaşım savaşta ağır yaralandı.Bir mayına bastı ve bir koluyla ayağını kaybetti. Gidecek hiç bir yeri yok, onun gelip bizle kalmasını istiyorum.''Bunu duyduğuma üzüldüm oğlum. Belki onun başka bir yer bulmasına yardımcı olabiliriz.''
''Hayır anne,baba onun bizimle yaşamasını istiyorum.'' ''Oğlum'' dedi babası, ''Bizden ne istediğini bilmiyorsun.Onun gibi özürlü biri bize korkunç yük olur. Bizim kendi hayatımız var, ve bunun gibi bir şeyin hayatımıza engel olmasına izin veremeyiz. Bence bu arkadaşını unutup eve dönmelisin. O kendi başının çaresine bakacaktır.''

Oğlu o anda telefonu kapattı. Ailesi ondan bir süre haber alamadı. Ama bir kaç gün sonra, San Francisco polisinden bir telefon geldi.Oğullarının yüksek bir binadan düşüp öldüğünü öğrendiler. Polis bunun intihar olduğuna inanıyordu.Üzüntü dolu anne-baba hemen San Francisco ya uçtular ve oğullarının cesetini tesbit etmek için şehir morguna götürdüler. Onu tanıdılar, ve bilmedikleri bir şey daha öğrenince dehşete düştüler.

ve ögrendikleri sey;...

Oğullarının sadece bir kolu ve bir bacağı vardı…

                                                                                                    ALINTI

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Ben DarthVader.YenidenDoğan.. Işıkta ölüp karanlıkta yeniden doğdum.Hem efendiyim, hemde köle..hem sıradanım hemde sıradışı. Yolda yürüken yanınızdan geçene iyi bakın, belki benimdir, yada çok yakın bir arkadaşınız..belki sevgiliniz yada oğlunuzumdur kimbilir..sadece unutmayın gölgeler benim daimi mekanımdır. Aydınlıkta karanlıkta birdir benim için, gecenin karanlığında olduğu kadar gündüzün en parlak ışıkları altındada rahatça ilerleyebilirim. O ayırımı yapanlarada sadece gülerim..ne kadar aptal o

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

uygarradikal
Blogcu Yardım
mesale
haspinar
carmencafe
Aslı Aykaya
isis osiris
violet271
evoironi
araf21
gülnaz hasköy
benyagmurum
koyugri
cupcakes
caelo
serpilsahin
butterfly86
sworntothedark
40ayak
yakamoz1649
rojbinrojanu
blackangels3
violet0808
araftabirkapi
masalvehikaye
bidunyahobi
sokakizi
narcissous
drsaglik
batkan
oral62
oycaptainmycaptain