karanlığın 1001 yüzü

24/9/2009 - aman dikkat...

Yeni bir salgın mı geliyor?

Şimdi de sivrisineklerden bulaşan bir virüs tehdidi çıktı

HABERTURK.COM

ABD'deki uzmanlar Batı Nil virüsünden çok daha tehlikeli bir virüsün sivrisinekler vasıtasıyla bulaşarak Avrupa ve ABD'de ciddi bir salgın yaratabileceğini açıkladı.

2005'ten beri Afrika'da etkili olan Chikungunya virüsü, Hindistan ve Hint Okyanısındaki tropik adalara sıçrayarak ölümlere neden oldu. Fransa ve İtalya'da da tespit edilen birkaç vakadan sonra virüsle ilgili şikayetler artmaya başladı.

Louisiana Üniversitesi Tıp Bilimi Merkezi'nden Dr. James Diaz bu konuda çok endişeldiklerini açıkladı ve ekledi "Batı Nil virüsünün aksine Chikungunya, şiddetli bir şekilde hastayı etkielemktedir. Batı Nil virüsü taşıyan hastalar çoğunlukla bunun farkına varmazlar ve baş ağrısı ve boyun tutulmasından şikayet etseler de günlük hayatlarına devam ederler. Chikungunya virüsünde ise kişiler ciddi şekilde hasta olur ve günlük hayatlarına devam edemezler".

Dr. Diaz "Bu hastalık mutkala ciddiye alınmalı çünkü sonuçları ölümcül olabilmekte. ,Malesef bu hastalığa karşı da bir aşı veya koruyucu bulunmamaktadır" dedi.

Chikungunya virüsü kapan kişide ateş, baş ağrısı, halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, kas ağrıları, ciltte kızarıklıklar ve eklem ağrıları oluyor. Bu rahatsızlıklar birkaç hafta devam edebiliyor ki bazı vakalarda eklem ağrılarının artrite dönerek aylarca hastayı etkilediği gözlenmiş.

Bu hastalık ilk olarak 1952'de Tanzanya'da tespit edilmiş. Hastalığın Afrika'dan dünyaya yayılma tehlikesini ise Asya menşeili kaplan türü sivrisineklerin taşıyıcı konumuna gelmesi doğurdu. Bu sinek türü tüm kıtalarda mevcut.

Sağlık uzmanları hastalığın Mauritius, Seychelles gibi tropik Hint Okyanusu adalarında tespit edilmesinden çok endişeli çünkü bu adalar son zamanların en gözde turistik mekanları ve özellikle de Avrupa'dan çok fazla ziyaretçi alıyorlar.

Dr. Diaz "Hastalık şu anda Hint Okyanusu adalarında çok aktif durumda. Uçaklar sayesinde de sivrisinekler başka ülek ve kıtalara taşınabiliyorlar. Chikungunya yakın zamanda tüm dünyayı etkileyecektir" dedi. 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/9/2009 - Tarihe yön veren kafatası

Gürcistan'da bulunan kafatası bilim adamlarının bildiklerini altüst edecek nitelikte.

Gürcistan’da insanlık tarihine yeniden ışık tutan kafatası, insanın atalarının Afrika'dan Avrasya'da sanılandan 800 yıl önce göçe ettiklerini ortaya çıkardı.   

İngiliz Independent ve Daily Telegraph gazetelerinin haberlerinde, Gürcistan’ın başkenti Tiflis’e iki saat uzaklıktaki Dmanişi kazı alanında bulunan ilk insana ait kafataslarından birinin 1.8 milyon yıllık olduğu belirtildi.

Bölgede bulunan kafatasları, çene kemikleri, kol ve bacak kemiği parçalarının, insanın atalarının, Afrika’dan Avrasya’ya daha önce sanılandan yaklaşık 800 bin yıl önce göç ettikleri ve tekrar Afrika’ya dönmeden önce burada uzun bir evrimsel süreç geçirdikleri fikrini verdiği kaydedildi.

MODERN İNSANIN ÖNCÜSÜ

Gürcü bilim adamlarının keşfi, Guildford’daki İngiliz Bilim Festivalinde açıklanırken, Gürcistan Ulusal Müzesinin müdürü profesör David Lordkipanidze, iki erkek ve 3 kadının kalıntılarından oluşan fosillerin, modern insanın öncüsü homo erektusun ilk örnekleri olduğunun anlaşıldığını söyledi.

Lordkipanidze, Dmanişi’de insan kalıntılarının yanında taştan aletler ve hayvan kemiklerinin bulunduğu, bunun, bu insanların eti yemek için hazırladıkları anlamına gelebileceğini kaydetti.

David Lordkipanidze, homininler adı verilen bu insanların, homo erektuslardan daha ilkel göründüğünü, beyinlerinin homo erektuslarınkinden yaklaşık yüzde 40 oranında daha küçük ve 1 metre 44 santimetre ile 1,5 metre arasındaki boylarının homo erektuslardan daha kısa olduğunu bildirdi.

Alet yapımı konusunda gelişmiş oldukları görülen, yüksek sosyal ve bilişsel kabiliyetlere sahip homininlerin bacaklarıyla kaval kemiklerinin, bugünün insanınkine çok benzediği ve bu ilk insanların iyi koştuğunun sanıldığı kaydedildi.

DİŞLER SOSYAL ORGANİZASYONUN KANITI

Kafataslarından birinin sahibinin yaşamı boyunca tüm dişlerini kaybettiği, buna rağmen hayatta kalmayı başardığı, bu durumun da karşılıklı bakıma dayalı bir tür sosyal organizasyonun varlığı fikrini verdiği bildirildi.Homo erektusların Afrika’dan bölgeye yaklaşık 1 milyon yıl önce göç eden ilk insanlar olduğu düşünülüyordu.

Profesör David Lordkipanidze, Gürcistan’da kalıntıları bulunan bu ilk insanların, Avrasya’da daha sonra yaşayan homo erektusların ataları olabileceğini ifade ederek, "Sorun şu: Homo erektuslar Afrika’da mı, yoksa Avrasya’da mı ortaya çıktı. Eğer Avrasya’da ortaya çıktılarsa, tersine bir göç mü söz konusu? Bu fikir birkaç yıl önce çok aptalca görünebilirdi, ancak bugün o kadar aptalca görünmüyor" diye konuştu.

                                                          HÜRRİYET

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/9/2009 - bugün bana mail olarak gelen bir yazı.düşündürücü ve maleseff ko

Bir TÜRK olarak Kürtlere soruyorum; ''Kürtler bu ülkeye ne vermiştir ?'' Kürtlerin, Türkiye'ye bugüne kadar ne katkıları olmuştur ? Sosyal, bilimsel ve sanatsal anlamda yaşamımıza neler katmışlardır ?
 


Kendilerini etnik kökenlerini ön plana çıkararak tanımlayan ve kendilerine verilmiş en büyük hak olan ''BU GÜZEL ÜLKENİN, TÜRKİYE'NİN VATANDAŞI OLMAK HAKKINI'' bir kenara iterek, etnik köken üzerinden ırkçılık yapmayı tercih eden bu kitle, bu ülkeye ne vermiştir ve bu sapkın anlayışla ne verebilir ?

Kürtlere soruyorum; neden terör sizde, beşik kertmesi sizde, kız çocuklarını başlık parası adetiyle adeta bir eşya gibi alıp-satmak adeti sizde, her türlü yasadışı işin altından çoğunlukla Kürtler çıkmakta, kapkaç sizde, gasp sizde, ''NAMUS CİNAYETLERİ'' sizde, kaçakçılık sizde, uyuşturucu ticareti sizde, bu ülkenin vatandaşı olmayı sindirememek hastalığı sizde, vur-kır-gasp et anlayışı sizde, ÖZELEŞTİRİ yapmamak sizde, nedensiz aşağılık kompleksi sizde, başına kuş pislese devleti ve diğer insanları suçlamak sizde, herşeyi devletten beklemek sizde, asimile edildiği yalanını söyleyip, 21. yüzyıl Türkiyesi'nde tek kelime Türkçe bilmeyen milyonlarca insan sizde, emperyalist devletlerin size sahte bir mazi yapıştırması neticesinde Anadolu'da hiçbir zaman varolmayan, sözde gasp edilmiş hayali bir anavatanınız olduğu yalanını yaymak yine sizde.

Bu ülkeye hiçbir şey vermeden, kaba kuvvet ve vandalizmle, terör ile toprak gasp etmeye çalışma ahlaksızlığı sizde, diyaloğu ve insani ilişkileri es geçip, yakıp yıkarak bu ülkeyi bölmeye çalışmak sizde, Avrupa'ya gidip Türkiye Cumhuriyeti ve onun şanlı ordusu Türk Silahlı Kuvvetleri hakkında her türlü asılsız yalanları söylemek, bana işkence yaptılar, baskı yaptılar, dilimizi konuşamıyoruz, fırsat eşitliği yok gibi mesnetsiz yalanları söyleyerek siyasi mülteci statüsüyle o Avrupa ülkelerine kapağı atmak, bir parazit gibi yaşayıp oralarda da suç işlemek sizde, sizlerde....

Avrupa'da Türkiye'yi şikayet etmek sözkonusu olunca ''ben Kürdüm'' demek, ama cebinde Türkiye Cumhuriyeti kimliği ile Avrupa ülkelerinden herhangi birinde suçüstü yakalandığınızda ''ben Türküm'' demek üçkağıtçılığı sizde, çapulcu terör örgütüne her türlü desteği verip, demokrasi ve insan haklarından bahsetmek, ''şiddeti kınıyorum'' demek sizde, bu yalanları söyleyip bizleri de enayi zannedip, aptal yerine koymaya çalışmak terbiyesizliğ i ve alçaklığı sizde, bu ülkede yaşayan onlarca farklı etnik kökenden milyonlarca insan, etnik kökenleriyle ilgili en ufak bir sıkıntı çekmezken, özgürce siyaset yapabilirken, milletvekili ve hatta Başbakan bile olabilirken, verdiğimiz Kurtuluş Savaşı mücadelesi sonucu elde edilmiş Cumhuriyetimizin kazanımlarını içlerine sindiremeyen sömürgeci, etnik soykırımcı, emperyalist devletlerin maşası ve tetikçisi olmak düzenbazlığı NEDEN hep sizde ?

Lütfen bu sorulara yanıt verin, tabii verebilirseniz. ..

Bu memlekete bugüne kadar ne verdiniz de, ne istiyorsunuz ?

Eğitim diyorsunuz; öğretmen öldüren terör örgütünün katillerini ve elebaşını lider, siyasi irade kabul ediyorsunuz.

Dilimizi konuşamıyoruz diyorsunuz; o halde bugüne kadar Türkiye'nin çeşitli kentlerinde açılmış ''Kürtçe Kursları'' sözde dil öğrenmeye susamış sizlerin ilgisizliği sonucunda neden kapandı ?

Siyasi platformda temsil hakkı diyorsunuz; siyasetinizi etnik ırkçılığa ve bölücülüğe dayalı söylemler, eylemler ve politikalar üzerine kuruyorsunuz.

Yarattığınız terörden 30 bin insan can veriyor... En ufak bir özeleştiri, en ufak bir günah çıkarma yapmıyorsunuz.

Sizlerin canı can da, bu ülkeyi ve içinde yaşayan masum insanları terörden korumak için hayatını hiçe sayıp şehit olan ana kuzularının, evlatlarımızın canı patlıcan mı?

İstanbul'da sokaktaki vatandaşlara saldırmak, molotof kokteyli atmak, otobüs yakmak, polise ve sade vatandaşlara, kadınlara, ufacık çocuklara ''kaldırım taşları'' atıp kafalarını yarmak neyin protestosu? Hangi köhne düşüncenin, hangi barbar anlayışın dışavurumu?

Bugüne kadar hangi ''Kürt kökenli'' Türk vatandaşına; hop! sen Kürtsün şu şehre giremezsin, şu işi yapamazsın, şu mesleği icra edemezsin denmiş veya denmekte?

Bu ülkenin en çok para kazanan insanları çoğunlukla Kürt kökenli şarkıcılar, eğlence yeri sahipleri, işadamları, ticaret erbabı, turistik otel sahipleri, eğlence dünyasında; tv'de, gazinolarda iş yapan isimler (İbrahim Tatlıses, Özcan Deniz, Ceylan, Yılmaz Erdoğan vs.) değil mi?

Hani ne oldu ''fırsat eşitsizliği yalanınıza?'' İşin doğrusu, sizin sorununuz bu ülkeyi terör ile, vurarak, kırarak bölmek! Bir oldu-bitti yaratarak bu güzelim memleketi parçalamaktır. Bu kadar basit. Şu çıplak gerçeği artık ilkokula giden küçücük çocuklar bile anlayabilmektedirler.

''KÜRT'' kökenli vatandaşlarımız, eğer bunca kan ve gözyaşı dökülmesine sebep olan bu BÖLÜCÜ IRKÇI TERÖRİSTLERİ hala destekliyorlarsa, KUSURU DEVLETTE DEĞİL, KENDİLERİNDE ARAMALIDIRLAR!

Meydanlarda eller hep zafer işareti, ellerde 30 bin insanımızın katili kanlı terör örgütü PKK'nın afişleri, terörist başı Apo'nun posterleri, yakarız-yıkarız tehditleri ve herkesin malumu ülkemizdeki büyük kentlerde meydana gelen şu terör olayları...

Çapulcu terör örgütünün hazırladığı ''Şemdinli fiyaskosundan' ' sonra, ellerine para vererek sokaklara salıp polisimize, güvenlik güçlerimize, halkımıza taş ve molotof kokteyli attırdığı küçücük çocuklar...

Çocuğunu terör örgütünün militan olarak kullanmasına müsade ediyorsan, bu kaos ve terör yöntemlerinden medet umuyorsan ve bu yolla bu ülkeyi böleriz, sözde ülkemizi de kurarız diye düşünüyorsan, canın yandığında veya meydanlara saldığın, yak-yık-kır-dök evladım dediğin çocuğunu kendi ellerinle ateşe attığında da bunu devlete fatura edemezsin.

Demokrasiden bahsedip, teröre yol açmak ? İnsan öldürüp hak talep etmek? Bu ne yaman çelişki...

Hak isteyen, hukuk isteyen önce bu ülkenin bütünlüğüne, bu ülkenin insanlarına, toplum kurallarına SAYGI gösterecek. Ülkesine katkıda bulunacak. İNSAN gibi davranacak, yakmayacak, yıkmayacak.

Kısacası; TERÖRİST ile arasındaki farkı yine bizzat KENDİSİ ortaya koyacak. Bu ülkenin güzel insanlarını kendisine inandıracak.

Kürt toplumu yüzyıllardır kendisini sömüren, geri bıraktıran, kulun kula kulluk ettiği ''FEODAL DÜZEN'' denen ilkel sistemden ne zaman vazgeçecek? Ne zaman HANIM FERTLERİNE gereken ''ÖZGÜRLÜĞÜ'' teslim edecek? Ve neden ülkede en yüksek kadın intiharları Batman'da? Neden aile içi şiddet sorununda ve TÖRE CİNAYETİ denen illette ekseriyetle Kürt kökenli insanların yaşadığı iller  başı çekmekte? Büyük şehirlerde kapkaç ve bu tür illegal suçları işleyip, elde edilen yasadışı geliri Terör örgütüne aktarma suçu neden hep Kürt kökenli çocuk ve gençlerde görülmekte? Neden, neden, neden?
 

Kürdüm diyen sizler, acaba bu KUSURLARINIZI hallettiniz mi ki, TÜRKLERİ pervasızca eleştiriyorsunuz? Size yer, yaşam hakkı, hak-hukuk vermekten başka ne yapmış bu ülkenin vatandaşları?
 

Güzel bir atasözü vardır. ''GÖZÜNDEKİ ÇÖPÜ GÖRMEZ, ELALEME ŞAŞI DER!''
 
 

Bu özlü söz ülkemizin içine düşürülmeye çalışıldığı ''Kürt fesadını'' ne de güzel anlatıyor değil mi?

HAKAN ÇELİK

 

 

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/9/2009 - Feng Shui
























Feng Shui'nin sözlük anlamı "rüzgar" ve "su" dur. Doğayı etkileyen iki akıcı güç olarak tanımlanır.
Feng Shui, yaşadığımız iç ve dış mekanlarda hayatımızı etkileyecek olumlu etkenlerin arttrılmasını, olumsuz etkenlerinde önlenmesini gösteren yöntemlerdir. Kısacası Feng Shui, doğanın güçlerini ve enerjisini yönlendirme sanatıdır. Bu yöntemleri kullanarak evren ile denge içinde yaşamayı sağlayabiliriz. Feng Shui yöntemlerini yaşadığımız mekanda ve işyerimizde uygulayarak, şansımızın artmasını, pozitif enerjinin yayılmasını sağlamış oluruz. Feng Shui'ye göre şans 3 grupta toplanır ve buna KOZMİK ÜÇLÜ adı verilir.

Doğuştan Gelen Şans (Değişmez)
İnsanın Kendi Yarattığı Şans(Değişir)
Dünyevi Şans(Değişir)

İnsanlar bir şansla dünyaya gelirler. Buna KADER denir ve bu kaderi değiştirmek mümkün değildir. Değiştiremediğimiz kaderin dışındaki diğer şansların kontrolü bizim elimizdedir. İnsanlar çalışarak, iyi bir eğitimle ve akıllarını kullanarak kendi şanslarını yaratırlar ve Bu şansın kontrolü mümkündür. Olumsuz yönlerini, Feng Shui uygulayarak olumlu hale getirebiliriz. Doğada varolan enerjileri aktive ederek dünyevi şansımızı arttırabiliriz

Neden bazı aileler diğerlerinden daha fazla zenginleşir? Neden bazı şirketler büyürken diğerleri küçülür ve kötü duruma düşer? Neden bazı insanların hayatlarında olumlu olaylar yaşanırda, bazıları herşeylerini kaybeder?

Çin'liler bu sorulara Feng Shui teknikleri ile bir açıklama getirirler; Pozitif ve Negatif enerjilerin insanların hayatını olumlu ve olumsuz yönde etkilediğine inanırlar. Feng Shui'yu doğru olarak uyguladığımız takdirde kendimizde ve aile bireylerimizde olumlu sonuçlar göreceğiz.
Böyle bir bakış açısından yola çıkarak, hiç kimse Feng Shui hakkında bilgi edinmeme isteğini duyamaz. Feng Shui bize yaşadığımız mekandaki, işyerimizdeki yani çevremizdeki etkenleri olumlu yönde nasıl kullanacağımızı öğretir.

Yaşadığımız mekanda çevremizde bizi etkileyen ve devamlı hareket eden kozmik,fiziksel enerji vardır. Bu enerjinin adı "Chi"dir. Chi atmosferde sessizce ve görünmeden sürekli dolaşır, çok güçlüdür. Çin'liler bu gücü "Ejderha'nın kozmik nefesi" olarak tanımlarlar. Feng Shui bu enerjiyi bize en faydalı olacak şekilde kullanmayı gösterir.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/7/2009 - çok iyi yaaaaa.....

Suudi aile, 'cin'le mahkemelik oldu!

14.07.2009 - Bu haberi 1993 kişi okudu.

Suudi bir aile, kendilerini rahatsız ettiğini ve kişisel eşyalarını çaldığını iddia ettikleri bir cini mahkemeye verdi.

 

El-Vatan gazetesinin haberine göre, şeriat mahkemesinde kabul edilen davada söz konusu cin, “aileye tehdit içerikli ses mesajı bırakmakla, cep telefonlarını çalmakla ve akşam evlerinden ayrıldıklarında aile bireylerine taş atmakla” suçlanıyor.

Yerel mahkeme, konuyla ilgili araştırma yapıldığını belirtirken mahkeme başkanı Şeyh Amr el Salmi, “Zor olmasına rağmen olayın doğruluğunu teyit etmemiz lazım” dedi.

El Salmi, davayı kabul etme gerekçelerini de “ailenin bütün fertlerinin aynı şikâyetlerde bulunması” olduğunu söyledi.

İsmini açıklamayan aile babası, 2 yıl önce tuhaf sesler duymaya başladıklarını söylerken, sonraları daha garip olayların gerçekleştiğini ve en sonunda cinin taş atmaya başlamasıyla çocuklarının iyice korktuğunu belirtti. Aile, mahkeme tarafından dava sonuçlanana kadar geçici olarak başka bir eve taşındı.
(Milliyet)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Ben DarthVader.YenidenDoğan.. Işıkta ölüp karanlıkta yeniden doğdum.Hem efendiyim, hemde köle..hem sıradanım hemde sıradışı. Yolda yürüken yanınızdan geçene iyi bakın, belki benimdir, yada çok yakın bir arkadaşınız..belki sevgiliniz yada oğlunuzumdur kimbilir..sadece unutmayın gölgeler benim daimi mekanımdır. Aydınlıkta karanlıkta birdir benim için, gecenin karanlığında olduğu kadar gündüzün en parlak ışıkları altındada rahatça ilerleyebilirim. O ayırımı yapanlarada sadece gülerim..ne kadar aptal o

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

uygarradikal
Blogcu Yardım
mesale
haspinar
carmencafe
Aslı Aykaya
isis osiris
violet271
evoironi
araf21
gülnaz hasköy
benyagmurum
koyugri
cupcakes
caelo
serpilsahin
butterfly86
sworntothedark
40ayak
yakamoz1649
rojbinrojanu
blackangels3
violet0808
araftabirkapi
masalvehikaye
bidunyahobi
sokakizi
narcissous
drsaglik
batkan
oral62
oycaptainmycaptain