karanlığın 1001 yüzü

8/12/2009 - GİRİ

giri: (Japonca) Taşınması çok ağır yük demektir. Böyle bir yük altına giren kişi, borcunu ödemek için her şeyini ortaya koymak zorundadır. Geleneklerine bağlılıklarıyla tanınan Japonlar için giri, ömür boyu taşınacak bir acıyla eşanlamlıdır. Sydney Pollack'ın "The Yakuza" filminin ana temasını da bu gelenekçi yapı oluşturmuştur. 1974 yılında vizyona giren filmde Robert Mitchum (Harry Kilmer), kızkardeşi Eiko ile beraberliğini hiç onaylamayan Ken Tanaka'nın hayatı pahasına kendisine yardım etmesini sağlayan giri anlayışını, Tanaka'nın aslında Eiko'nun ağabeyi değil de kocası olduğunu anladığı zaman anlamdıracak ve Tanaka'dan af dilemek için küçük parmağını kesecektir

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/9/2009 - SİYASİ VE ASKERİ SAHADA HİPNOZUN KULLANIMI

Aşağıda Silahlı Kuvvetler dergisinde çıkmış bir makaleyi okuyacaksınız. Konunun uzmanı bir askeri yetkili tarafından neşredilen bu makalenin sınırları çok geniş ve insanın hayal sınırlarını zorluyor. Bu konuda yapılan çalışmalar genellikle spekülasyona dayandığından bilimsel irdelemesini ve incelemesini yapmak hemen hemen imkansız gibi bir şey.
Ancak biz teorik planda yaptığımız çalışmalar ve bazı pratik bilgilerimizin yol göstericiliği çerçevesinde bir sonuca ulaşabilmekteyiz. Hipnoz gibi insanın bilinç altına inen, biliç altı mekanizmalarını keşfeden ve insanın savunma mekanizmaların devre dışı bırakan bir yöntemle hayal ufkumuzun ötesinde de şeyler yapılabileceğine inanıyorum.
Literatür taramam esnasında tesadüfen ele geçirdiğim bazı bilgisayar temelli bilgi bankası kaynaklarında çok ilginç çalışmaların ipuçlarını buldum. Özellikle gizli haber alma örgütleri tarafından uygulanan beyin yıkama yöntemleri bir nevi zorunlu hipnotik trans gibi gelmektedir. CIA tarafından konu ile ilgili yayınlanmış gizli bir raporda soğuk savaş döneminde KGB'in beyin yıkama ve insan eğitme yöntemleri incelenmiş. Bu raporda insanın savunma sistemlerinin nasıl yıkılabileceği ve yeni model bir insanın nasıl inşa edileceği detaylı olarak anlatılmıştır.
Rejime muhalif insanların bu beyin yıkama yöntemlerinden nasibini aldığı gibi, rejimin yanında gönüllü olan insanların rejim ile tam bir uyum içerisinde birer robot gibi çalıştırılabilmesi için de bu yöntemler uygulanmaktadır. Gönüllü hipnoz ve benzeri seanslar ile bilinç altına girilen savunmasız birey rejimin tam bir robotu olabilmektedir. Tüm düşünce kalıpları rejimin istediği insan tipini inşa eden, gerektiğinde bir terörist, gerektiğinde bir sabotajcı gibi eğitilmesine imkan vermektedir. Konu ile ilgili çalışmalar sanat kültür hayatına konu olmuş ve bir çok özgün sanat eseri yapılmıştır. Bunlarla ilgili yazılan romanlar, senaryolar, tiyatrolar ve çekilen filmler hatıralarımızda hala canlılığını korumaktadır. Beyin yıkama yöntemlerinden en güzel bir örnek olarak son imparator filminde Mançurya İmparatorunun beyin yıkama operasyonudur. Bir imparatordan rejime uygun bir insanın nasıl inşa edildiği güzel bir örnek olarak sergilenmiştir.
Konu ile ilgili yaptığım diğer bir çalışmayı da burada müjdelemek isterim. Beyin yıkamanın tüm boyutlarını içine alan bir çalışmam ayrıca devam etmektedir. İnsanın zihninin bilinmezlik boyutlarını keşfeden emperyalist ülkeler sömürü çarklarını bu bilgiler üzerine inşa etmişlerdir.
PARAPSİKOLOJİ VE PARAPSİKOLOJİK HARP
Parapsikolojik Silahlanma
CIA eski başkanlarından Richard Helms Watergate soruşturmalarında Warren Komisyonu'na verdiği bilgilerde şöyle demiştir:
Yapılan araştırma göstermiştir ki SSCB kendi sisteminin isteklerine uygun politik görüşe bağlı olacak şekilde, halkının davranışlarını düzenleyebileceği bir kontrol teknolojisi geliştirmeye çalışmaktadır. Bundan böyle aynı teknolojiyi daha karışık bir yaklaşımla, bilgiler kodlanarak insan hedeflerine yöneltilebilecektir. Bu insan zihinleri harbi olacaktır .
1980 yılları başında ise, ABD'yi uyaran daha enteresan ve ürkütücü haberler duyuluyordu. Başkan Reagan ABD'de iktidara gelince Pentagon, CIA, FBI, DIA'nın kesin bilgilerini kapsayan dosyalarla karşılaştı. Bu bilgilerin bir kısmına açık basında da rastlıyoruz. Konu, Sovyetlerin zihin harbi ve parapsikolojisi çalışmalarıdır.
Bu raporlarda, ABD'de yerleşen yeni tip bir casusluk şebekesinin mevcudiyetinden söz edilmektedir. Hipnoz, telapati., düşünce okuma ve nakli gibi özel yeteneklere sahip ajanlar, Amerikan halkının şuuraltlarını etkileyerek düşüncelerini KGB (Sovyet İstihbarat Örgütü)'nin programı çerçevesinde değiştirmeye çalışmaktadır. Bu ajanlar çeşitli dini ve mistik topluluklara nüfüz ederek, bu organizasyonları konsantrasyon ve imajinasyon çalışmaları ile etkilemek yolundadırlar. Washington çevresi, ABD yöneticileri ve politikacılarnı etkilemek için başlıca hedef bölgesi olarak seçilmiştir.
SİYASİ VE ASKERİ SAHADA HİPNOZUN KULLANIMI
Albay Alexander Raporu olarak basına intikal eden bilgilerde; " Başkan Reagan'ın zihnini ve şahsi kararlarını kontrol altına almak" şeklinde belirlenen çalışmalardan bahsedilmektedir. Yine aynı raporda insan ve çeşitli tip hayvanları etkileyebilmek için deneyler yapıldığı anlatılmaktadır. Sovyet vatandaşı bayan Kulagina'nın PK gücüyle bir kurbağanın kalp atışlarını durdurabildiği açıklanmıştır.
Albay Hodgson'un da, basına, parapsikolojik harp konusunda yaptığı açıklamalar çok önemlidir. Rapora göre, nükleer silah etkileri ESP gücü ile bir araya getirilerek "Hyperspace Nuclear Howıtzer" Uzay Üstü Nükleer Obüs adı verilmiştir. Sibiryanın ıssız bir bölgesinde beton sığınak içinde meydana getirilen nükleler infilak etkisi, bir grup yetenekli psjiko süje tarafından, tahribi istenen hedef üzerine, zihinsel olarak nakledilmektedir. Mesafe sınırlaması yoktur.
Sovyetler'in; labaratuvarda ürettikleri bakteri türlerini kullanarak, psişik süje yardımı ile uzak mesafelerde, zihin yoluyla hastalık çıkarabildikleri de anlatılmaktadır.
Albay Hodgson, raporunda psişik güç yükselticiden de bahsetmektedir. Düşüncelerin konsantrasyonu ve yükseltilmesi yoluyla hedefler tahrip edilebilecektir. Bu işlem için askeri hedefin fotoğrafını kullanmak yeterli olmaktadır.
ABD'de Hieronimus makinası olarak bilinen ve patenti alınmış olan cihazla uzak mesafelerden zararlı böcekler öldürülebilmektedir.
1963 yılında kaybolan ABDde Nükleer Denizaltısı Tehresher'in, bu tür bir silahla batırıldığı söylenmektedir. ABD'de parapsikolojik savunma için psişik süje yetiştirme çalışmaları başlatılmıştır. Profesyonel yetenekli medyumlardan da yararlanılmaktadır. Parapsikoloji labaratuvarında ilk planda 34 medyum çalışmalara başlamıştır.
PARAPSİKOLOJİNİN ÖNEMİ
Yakın tarihlere kadar sansasyonel ve ruhçu haberler olarak açıklanıp reddedilen parapsikoloji alanında ortaya çıkan haberler; artık uzmanlar, bilim adamları hatta askerler tarafından ciddiye alınmaya başlanmıştır. Bu sahada Sovyet Bloku'nda hızlı gelişmeler olduğu hakkında haberler olduğu artmaktadır.
Sovyet füze bilim adamlarının başında gelen K.E.Tisioloski, 1930 yıllarında şunları söylemmiştir: "Telepatik yeteneklerin gerekliliği özellikle yakında başlayacak uzay yolculuğu çağında ortaya çıkacaktır. Bu yetenekler insanlığın genel tekamülünü değiştirecektir.
Bulgaristan Parapsikoloji Kurumu Başkanı Prof.Dr.Lozanov da ESP konusunda şöyle konuşmaktadır: "Her insan telepattır (geleceği bilme, prejognition). ancak kimse bu sahip olduğu yeteneği kullanamıyor. Aynen musiki gibi. Herkes birkaç nota çalabilir, fakat onların içinde iyi bir müzisyen yeteneğine sahip bir kaç kişidir."
Çekoslavakya Bruno Üniversitesi Rektörü Biyolog ve Fizyolog Dr. Eduard Babak, parapsikoloji hakkında şu açıklamayı yapmıştır: İnsan beş duyumdan daha fazla duyuma sahiptir. Bugün hiç şüphe yok ki, bazı psiko-fizyolojik şartlar altında insan ruhu başka bir insanın ruhunu etkilemektedir. Hem de başka duyumların algılamaları karışmadan."
1970 yılları başında SSCB ' de paranormal olayları inceleyen, parapsikoloji alanında çalışan 20'den fazla merkez mevcuttur. Yakın komşumuz Bulgaristan ,1965 yılında Prof.Dr. Lozanov başkanlığında 70 kişilik bir kadrosu olan, "Telkinbilim ve Parapsikoloji" kurumu kurmuştur. Zihin kontrolü, zihinsel şifa, retina ötesi görme, süratli öğrenme (saggestoloji) açık çalışmaları arasındadır. Çekoslavakya' da psikotronik adı altında bilimsel olarak ele alının ESP çalışmaları; telepati, telegnosis ve psikoknesis branşlar içinde bir devlet kuruluşu olan Çekoslovak Koordinasyon Komitesi tarafından yürütülmektedir.Çalışmalar Bilim Sekreteri Dr. Zdenek Rejdak tarafından organize edilmektedir. Çek Bilimler Akademesi, çalışmaları desteklemekte ve Charles Üniversitesi Nörofizyoloji Bölümü deneylere yardımcı olmaktadır.

                                        ALINTI
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/9/2008 - ABD son silahını açıkladı:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


SAVAŞ KÖPEĞİ:

Amerikalılar, geliştirdikleri son silahı açıkladılar. Adı, "Savaş Köpeği" ya da kısaca "BigDog". Boston Dynamics şirketi tarafından geliştirilen bu yeni cephe makinası, askerlerin yükünü hafifletmeyi amaçlıyor.

Dünyanın en ileri dört ayaklı robotu olarak nitelenen "Savaş Köpeği" askerlerin taşıyamadıkları, lazer jiroskobu, video kamera sensörleri gibi askeri ekipmanları kolayca taşıyabiliyor. Bir köpeğin koşusunu taklit eden hareketleriyle şimdilik saatte 6 kilometre hız yapabiliyor. Ancak hızının saatte 35 kilometreye çıkarılması için çalışmalar devam ediyor.

İran için hazırlık iddiası

Star Wars filmlerinin robot askerlerini andıran 60 santim boyunda, 90 santim eninde ve 69 kilo ağırlığındaki "Savaş Köpeği" 28 milyon dolarlık bir projenin sonucunda ortaya çıktı. Amerikalılar böylelikle Irak ve Afganistan gibi cephelerde can kaybını asgariye indirmeyi amaçlıyor. Ancak ABD'nin, bilim kurgu filmlerini andıran silah çalışmalarıyla aslında İran için hazırlık yaptığı iddiaları da yine ABD medyasında sıkca gündeme geliyor.Amerikalılar, geliştirdikleri son silahı açıkladılar. Adı, "Savaş Köpeği" ya da kısaca "BigDog". Boston Dynamics şirketi tarafından geliştirilen bu yeni cephe makinası, askerlerin yükünü hafifletmeyi amaçlıyor.

Dünyanın en ileri dört ayaklı robotu olarak nitelenen "Savaş Köpeği" askerlerin taşıyamadıkları, lazer jiroskobu, video kamera sensörleri gibi askeri ekipmanları kolayca taşıyabiliyor. Bir köpeğin koşusunu taklit eden hareketleriyle şimdilik saatte 6 kilometre hız yapabiliyor. Ancak hızının saatte 35 kilometreye çıkarılması için çalışmalar devam ediyor.

İran için hazırlık iddiası

Star Wars filmlerinin robot askerlerini andıran 60 santim boyunda, 90 santim eninde ve 69 kilo ağırlığındaki "Savaş Köpeği" 28 milyon dolarlık bir projenin sonucunda ortaya çıktı. Amerikalılar böylelikle Irak ve Afganistan gibi cephelerde can kaybını asgariye indirmeyi amaçlıyor. Ancak ABD'nin, bilim kurgu filmlerini andıran silah çalışmalarıyla aslında İran için hazırlık yaptığı iddiaları da yine ABD medyasında sıkca gündeme geliyor.

                                                                                                                     MİLLİYET

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/9/2008 - Efsanevi kitap Türkçeye çevrildi





















İSTANBUL - Çin ve strateji tarihinin en önemli isimlerinden Sun Bin’in binlerce yıldır kayıp efsanevi eseri ilk kez Türkçeye çevrildi. Sun Bin’in ünlü kitabı, Kırmızı Kedi Yayınları tarafından ‘Kayıp Savaş Sanatı’ ismiyle yayımlandı.
Sun Bin’in ünlü strateji dehası Sun Tzu’nun soyundan geldiği biliniyor. Ülkesinin kültüründe öylesine derin izler bırakmış ki, onun bir stratejisinden üretilen “Zhao’yu kurtarmak için Wei’i kuşatmak” deyimi Çin’de binlerce yıldır kullanılıyor. Mao Zedung bile Japon işgaline karşı gerilla savaşının stratejilerini incelerken, Sun Bin’e gönderme yapmıştı. İşin tuhaf tarafı bu büyük strateji ustasının, bütün çağdaşları tarafından olağanüstü diye nitelendirilen ‘Savaş Sanatı’ isimli eseri, binlerce yıl önce kaybolmuştu. Aradan geçen onca zaman Sun Bin’in dehasını unutturmaya yetmedi. 2 bin yıl onu ve kayıp kitabını bir efsane haline getirdi. 1972 yılının Nisan ayındaysa efsane, gerçek haline geldi. Bu tarihte Shandong bölgesindeki Yingue Dağı’nda bulunan Batı Han Hanedanlığı’na ait mezarlarda çeşitli bambu tabletler keşfedilmişti. Yapılan incelemeler sonucunda tabletlerin arasında Sun Bin’in ‘Savaş Sanatı’nın da bulunduğu anlaşıldı.
Günümüzde Sun Bin’in kitabıyla Sun Tzu’nunki arasındaki benzerlikler ve farklılıklar üzerine birçok tartışma yapılıyor. Uzmanların görüşü Sun Bin’in devraldığı strateji ve savaş sanatı mirasını daha da geliştirdiği yönünde. Belki de bu yüzden Sun Bin’i okumadan Sun Tzu’yu incelemenin bir eksiklik olduğuna inanılıyor. Sun Bin’in kitabı kadim Çin askeri felsefesinin başlıca metinlerinden birisi olarak kabul ediliyor ve Sun Tzu’nun ‘Savaş Sanatı’ kadar büyük bir saygı görüyor.
Günümüzde stratejiler yalnızca muharebe alanlarında uygulanan savaş hileleri olarak algılanmıyor. Strateji gündelik insan ilişkilerinden tutun, tartışmalara, birebir mücadelelere ya da ticarete kadar güç gereken her yerde kullanılıyor. Belki de bu yüzden Sun Bin’in eserinin 2 bin yıllık bir gecikmeyle Türkçeye çevrilmesini önemsemek gerekiyor.
Kayıp Savaş Sanatı/Sun Bin/Kırmızı Kedi Yayınları/64 sayfa/9 YTL

                  Radikal(Kültür Sanat)

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/9/2008 - İDOLLERİMDEN BİRİ; NICOLLO MACHIAVELLI:

Niccolo Machiavelli (Makyavel), 1469-1527 tarihlerinde yasamis Rönesans ve hümanizm döneminin önemli düsünürlerinden biridir. Arastirici bir gözle tarihi, çagini ve insani incelemis somut gerçekleri sistemlestirerek, yeni bir devlet felsefesi gelistirmistir. Insani ele almis ve bütün tutku ve zaaflarini incelemis, dahasi insanlari yönetmek için bu zaaflarin nasil kullanilacagini da açiklamistir. Makyavel, ülkelerin kurtulusunun kuvvete dayanan ulusal devlette olduguna inanan, ulusal devlet ya da ulus-devlet düsüncesinin ilk temsilcisidir. Bu nedenle de Ulusal devlet yapisinin babasi sayilir. Yine Makyavel ve düsünceleri tüm totaliter yönetimler ve özellikle fasistler tarafindan kullanildigi için de, fasizmin de öncülerinden biri kabul edilir. Makyavel'in felsefesi Makyavelizm olarak anilir. Bu felsefeyi temsil eden ana düsünce ise "Amaca ulasmak için her araç yasaldir" fikridir. Ancak her araç derken, bu araçlarin ahlaki, hukuki ve hatta dini bir siniri yoktur. Günümüzde Makyavelizm dendiginde pek çok kisinin ilk aklina gelen bu kavramdir. Dahasi, amaç sözü zamanla maksadi asarak -sadece devlet için degil- her amaç için her araç yasaldir haline gelmistir. Bu nedenle bugün "Makyavelist" sözü kötüleme, asagilama amaciyla kullanilir. Makyavel'in düsüncelerini günümüze kadar tasinabilmesinin nedeni bu fikirlerin -sadece totaliter yönetimlerce degil- çagdas devletler, is adamlari ve politikacilar tarafindan da kullanilmasindandir. Bu nedenle Makyavelizmcin incelenmesi, çagdas pek çok devletin, politikacilarin ve is adamlarinin taninmasi da kolaylastiracaktir.

Makyavel'in tüm düsüncelerinin hukuk ve ahlak disi oldugunu söylemek yanlis olur. Pratik olarak baktigimizda Makyavelist dedigimiz kisi ya da kurumlarin  üç temel inanci vardir.

- Insanlar genel olarak kötüdürler, bu nedenle de her türlü kötülügü hak ederler.

- Kötü olan amaca ulasmak için yapilmasi gereken kötülük degil, kötülügü becerememektir ve kinanmasi gereken de budur.

- Amaca ulasmak için her araç yasal ve ahlakidir.

Devletin yüksek menfaatleri için islenen suçlar, cinayetler, yapilan iskenceler yasal ve ahlakidir. Kisacasi devlet gücünün kötüye kullanilmasini önleyecek ne yasal, ne ahlaki, ne de dini bir sinir vardir.

Makyavelin temel düsüncelerini söyle siralamak mümkündür.

1.- En önemli ve temel amaç devleti yasatmak ve gücünü devamli olarak artirmaktir. Bu amaci gerçeklestirmek için kullanilacak her araç yasaldir.

2.- Din, ahlak ve hukuk devlete baglidir. Amaci gerçeklestirmek için gerektiginde devlet bunlari alet olarak kullanmalidir.

3.- Devletten bagimsiz ahlak ve hukuk düsünülemez. Devletin bitigi yerde, hukuk da ahlak da biter. Hukuk ve ahlak devlet için vardir.

4.- Devlet bir ulusa dayaniyorsa, yeterli gücü bu kökten alabilir. Kilise devletin karsisinda ya da üstünde olmamalidir.

Makyavel'in en önemli eseri IL PRINCIPE (Prens ya da Hükümdar)dir. Bu eserde Makyavel tarihten ve yasadigi günlerden örnekler vererek hükümdarlara ögüt verir. Burada hükümdar yerine is adami ya da politikaci sözcügünü koyarsak pek çok fikir daha kolay anlasilir olacak,pratik uygulama sahalari daha açik hale gelecektir.

1.- Bir yer isgal edildiginde, insanlar ya elde edilmeli ya da onlarin kökü kazinmalidir.
- Insanlar hafif baskilara karsi intikam almaya kalkarlar, fakat agir baskilara karsi direnemezler. Bir insana baski yaparken öyle davranmalidir ki, intikam almaya olanak bulamasin.
- ... savas kaçinilmaz bir seydir ve onu ertelemek baskalarinin isine yarar. Zamanin getirecegi iyilikleri bekleyip savastan kaçinmak yanlistir; çünkü zaman iyilikler getirebilecegi gibi kötülükler de getirebilir.
- Fetih istegi normal ve dogaldir. Insanlara bunu becerebiliyorlarsa kinanmamali övülmelidirler. Fakat basaramayacaklari halde istiyorlarsa kinanacak bir seydir.

2.- Yenilik getirmek isteyenler ya kendi güçlerine dayanirlar ya da baskalarina dayanarak bu ise girisirler. Bu girisimler için ya rica ve yalvarma yoluna ya da zora basvuracaklardir. Rica ve yalvarma ile bu is yürütülemez .Yalniz kendi güçlerine dayanip zor kullanilirsa basarisizlik ihtimali azdir.

3.- Bir çok hükümdar baris zamaninda bile zulümle devletlerini koruyamamislardir.
- Bu zulmün iyi ya da kötü kullanilmasindan kaynaklanmaktadir. Zulmün iyi kullanilmasi (kötülüge iyi denebilirse) bir kez ve güvenligin gerektirdigi anda kullanilmasindadir. Zulüm sürekli olarak uygulanamaz; hemen ardindan halka iyi davranmak gerekir. Zulmün kötü kullanilmasi ise, baslangiçta az olan, giderek azalacagi yerde artan zulümdür.
- Bir ülkeyi ele geçiren kisi, uygulamak zorunda oldugu sert yöntemleri her gün tekrarlamamak için, bunlari tasarlamali ve bir anda hepsini uygulamalidir. Kötülükler tekrarlanmayinca halk güvenlik kazanir ve hükümdara baglanir.
- Yapilacak bütün kötülüklerin bir anda yapilmasi gerekir. Böylece daha kisa zamanda duyulacagi için daha az aci verir. Buna karsilik iyilikler azar azar yapilmalidir. Böylece tadina daha iyi varilir.

4.- Yurttaslarin yardimiyla hükümdarliga gelen hükümdarlara sivil hükümdar denir. Bunun için degerli ya da sansli olmak gerekmez,kurnaz olmak yeter.
- Hükümdar ya halkin ya da seçkinlerin yardimiyla hükümdar olur. Çünkü bütün sitelerde birbirine zit iki egilim vardir. Halk, seçkinlerden zulüm ve baski görmek istemez. Diger yandan seçkinler de halki zulüm ve baski altinda tutmak isterler. Halkin yardimiyla seçilenlere herkes boyun eger.
- Baskalarina haksizlik etmeden ve namuslu olarak seçkinleri memnun etmek mümkün degildir. Oysa halki memnun etmek çok daha kolaydir. Zenginler zulmetmek isterler. Halkin istedigi ise sadece ezilmemektir.
- Akilli hükümdar,yurttaslarini her zaman ve her durumda kendisine muhtaç birakmalidir. Onlarin sürekli olarak bagliligini saglayacak tek yol budur.

5.- Çogu zaman halk,ugruna evini barkini yaktirdigi hükümdarin etrafinda daha siki bir sekilde toplanir, ona minnet duyar. Insanlarin yaradilisi böyledir. Kendilerine yapilan iyilikler için oldugu kadar, kendi yaptiklari iyilikler için de baglilik duyarlar.

6.- Bazi özellikler meziyet gibi gözükür yikim getirir;bazi özellikler de kusur gibi gözükür fakat güvenlik ve esenlik saglar.

7.- Hükümdar kendini,hükümdar seçilinceye kadar cömert,seçildikten sonra cimri taninmaktan çekinmemelidir. Çünkü cömertligin sonu yoksulluk ve itibarsizliktir.

8.- Hükümdar hem sevilen hem korkulan bir insan olmalidir. Bu iki özellik bir arada bulunamiyorsa birinden vazgeçilecekse korkulan insan olmak iyidir. Çünkü insanlar genellikle nankör, degisken,iki yüzlü,tehlikeden kaçan ,çikarlarinda hasis yaratilistadirlar. Kendilerine iyilik yaptikça sizinle olurlar. Fakat tehlike bas gösterince herkes ortadan yok olur. Insanlar yaratilistan kötü olduklari için bir çikar karsisinda sevgi baglari yok olur. Oysa korku ile baglanmis olanlar ceza tehdidi altinda olduklari için bu baglar kopmaz. - Hükümdar halki öyle korkutmalidir ki,sevilmese bile nefret de uyandirmasin. Halkin malina ve irzina dokunulmazsa bu da saglanabilir. Gerektiginde sebepleri açikça belirtilerek birinin kanina girilebilir. Ancak özellikle kimsenin malina dokunmamak gerekir. Çünkü insanlar babalarinin kaybini unuturlar da mallarinin kaybini unutamazlar.

9.- Hükümdarlar sözlerini nasil tutmalidir?
- Deneyler bize göstermistir ki,büyük isler yapmis olan hükümdarlar verdikleri sözleri fazla dikkate almamislar,ustalikla insanlari aldatmislardir.
- Mücadelenin iki yolu vardir:biri kanun yolu,digeri kuvvet yoludur. Birinci insanlara,ikinci hayvanlara özgüdür. Fakat çogu zaman birinci yol kafi gelmez ikinci yola basvurmak gerekir. Bu nedenle hükümdar insanca davranmayi da hayvanca davranmayi da bilmelidir.
- Hükümdar tuzaklari tanimak için tilki,kurtlari korkutmak için aslan olmalidir. Sonuç olarak, ihtiyatli bir hükümdar, kendine zarari dokunuyorsa verdigi sözü tutmaz. Söz vermesini gerektiren sartlar degismisse, yine sözünde durmasina gerek yoktur. Insanlar iyi olsalardi bu davranis biçimi kötü olurdu.
- Hükümdar rolünü iyi oynamali gerçek amaçlari konusunda açik vermemelidir. Insanlar o kadar aliskindirlar ki, aldatmak isteyen biri mutlaka aldanacak birini bulur.
- Hükümdar, merhametli, vefali, insancil ve dogru bir insan olarak gözükmeli, fakat gerektiginde tümüyle aksine davranabilecek kadar ruhsal hazirlik içinde olmalidir.
- Hükümdar sözlerine özen göstermeli, öyle ki görüp isitenler merhametin, bagliligin, insanligin, dogrulugun ve dindarligin ta kendisi oldugunu sansinlar. Bu son nitelige sahipmis gibi gözükmek kadar gerekli bir sey yoktur. Çünkü insanlar genellikle ellerinden çok gözleriyle yargilar. Herkes sizi nasil görünüyorsaniz öyle görür. Fakat çok az kisi oldugunuz gibi kavrar. Bu azinlik da her zaman devlet tarafindan desteklenen kamuoyuna karsi gelemez.

10.- Hükümdar kendisini küçük düsürecek ya da nefret uyandiracak davranislardan kaçinmalidir. Diger kusurlardan kendisine zarar gelmezden önemlisi uyrugunun malina, irzina dokunmamak ve onlarin onurunu kirmamaktir.
- Hükümdarlar kin yaratacak davranislari baskasina yaptirmali, kendileri halkta iyi duygular uyandiracak islerle ugrasmalidir.
- Diger devletlerde seçkinlerin ihtiraslari ve halkin bas kaldirmalariyla savasmak yeterliyken, Roma Imparatorlugu'nda üçüncü bir güçlükle ugrasmak da gereklidir. Bu üçüncü güçlük askerlerin zalimligi ve aç gözlülügüdür. Birçok imparatorlugun batis nedeni ayni zamanda hem askerin hem de halkin memnun etmenin güçlügüdür. Halk, baris ve sükunet sever ilimli hükümdar ister. Asker ise,savaskan, zalim ve açgözlü hükümdarlari severler, kendilerine çift maas baglatmak açgözlülüklerini doyurmak ve zalimliklerini tatmin için onun bu niteliklerinin halka karsi kullanilmasini isterler.
- Nefret kötü davranislarla kazanildigi kadar iyi davranislarla da kazanilir. Bu nedenle hükümdar, çogu kez iyi olmamak zorunda kalir. Çünkü tutunmak için ihtiyaç duyulan topluluk, halk, asker ya da seçkinler yozlasmislarsa onun suyuna gitmek gerekir. Iyilik yapma özgürlügü kalmamistir.
- Osmanli Imparatorlugu disinda bütün devletlerin askerlerden çok halki memnun etmeleri gerekir, çünkü halk askerden daha güçlüdür.

11.- Büyük girisimlerde bulunmak ve kisiligi ile ilgili saygin örnekler vermek kadar hiçbir sey hükümdari degerli kilamaz.
- Yine bir hükümdar için ülkenin yönetimi ile ilgili az bulunur örnekler vermek çok yararli olur. Sivil hayatta iyi ya da kötü olaganüstü bir is yapan birinin bulunup cezalandirilmasi ya da ödüllendirilmesi hükümdarin adini dilden dile dolastiracagi için yapilmasi gereken bir davranistir. Hükümdar tüm davranislariyla büyük ve olaganüstü insan görüntüsü vermeye çalismalidir.

12.- Hükümdarin bakanlarinda üç çesit anlayis derecesi vardir. Birinciler kendiliklerinden anlarlar. Ikinciler kendilerine gösterilen seyleri anlarlar. Üçüncüler ise ne kendiliklerinden bir sey anlarlar ne de kendilerine gösterilen seylerden. Birinciler çok iyi, ikinciler iyidirler, üçüncüler hiçbir seye yaramazlar.

13.- Hükümdar her zaman danismalidir. Fakat baskalarinin istegine uyarak degil,kendi istedigi zaman danismalidir. Istemedigi zaman baskalarinin bu ise heveslenmeleri önlenmelidir. Diger yandan, hükümdar büyük bir sorgulayici olmali,dogrulari sabirla dinlemeli,kendisine gösterilen saygi nedeniyle dogrulari söyleyemeyenlere de kizmalidir.

14.- Zorunlu olan her savas haklidir. Baska bir seyden umut kalmayan yerde silahlar kutsaldir.

Sonuç olarak, Makyavel'in ögretisi kötü ve tehlikeli olan insanlari tanimayi kolaylastirabilecegi gibi, kötü ama basarili bir politikaci ya da is adami olmayi da saglayabilir. Itiraf etmek gerekir ki, pek çok is adami ve politikaci bu yolla basariya ulasmistir.

                                                                                     ALINTI

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Ben DarthVader.YenidenDoğan.. Işıkta ölüp karanlıkta yeniden doğdum.Hem efendiyim, hemde köle..hem sıradanım hemde sıradışı. Yolda yürüken yanınızdan geçene iyi bakın, belki benimdir, yada çok yakın bir arkadaşınız..belki sevgiliniz yada oğlunuzumdur kimbilir..sadece unutmayın gölgeler benim daimi mekanımdır. Aydınlıkta karanlıkta birdir benim için, gecenin karanlığında olduğu kadar gündüzün en parlak ışıkları altındada rahatça ilerleyebilirim. O ayırımı yapanlarada sadece gülerim..ne kadar aptal o

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

uygarradikal
Blogcu Yardım
mesale
haspinar
carmencafe
Aslı Aykaya
isis osiris
violet271
evoironi
araf21
gülnaz hasköy
benyagmurum
koyugri
cupcakes
caelo
serpilsahin
butterfly86
sworntothedark
40ayak
yakamoz1649
rojbinrojanu
blackangels3
violet0808
araftabirkapi
masalvehikaye
bidunyahobi
sokakizi
narcissous
drsaglik
batkan
oral62
oycaptainmycaptain